NEVER UNDERESTIMATE THE HEART OF A CHAMPION

9 Şubat 2019 Cumartesi

Bir Problem İçin Ağıt

Beşiktaş'a ilk gelişi çok sansasyonel olmuştu. O dönem başkan olan kişinin olmayan parayı harcadığı, kulübü kendine ve her yere borçlandırdığı yıllardı. Futbolu konsol oyunlarından takip edenler için büyük bir transferdi tabii. Özelliklerine baktığın zaman; hız, top sürme, teknik, orta yapma, hepsi çok iyi... Fakat konsol oyunlarında olmayan bir şey var; oyuncu karakteri.

Quaresma'nın da Barcelona, Inter ve Chelsea'de tutunamamasının sebebi aslında oyuncu karakteri ve mental problemleri idi. Mesela genç takımlar döneminde Cristiano'dan daha çok tanınan ve çok büyük bir yıldız olması beklenen Quaresma'yı Sporting Lisbon'da oynarken Alex Ferguson izlemeye gelmişti. İzlediği maçtan sonra da Cristiano'yu alıp Manchester'a dönmüştü. Birçok kişinin göremediğini belki o günlerde Alex Ferguson görmüştü.

Amacım Quaresma'nın kariyerini yazmak değil ya da neden potansiyelinin çok altında bir kariyer yaptığını sorgulamak değil. Bunun için mental problemlerinin nereden kaynaklandığını, çocukken yaşadığı sıkıntılı hayatı veya birçok etkeni irdelemek gerekir. Benim amacım Beşiktaş'a ikinci gelişinde, ilk seferin aksine büyük katkılar veren ve şampiyonluklarda, Avrupa zaferlerinde rol oynayan bir oyuncunun nasıl bir kangrene dönüştüğünü ve buradan nasıl çıkılacağını yazmak.

Konuyu iki bölümde incelemek gerek. Başarılı olduğu dönemde rolu neydi? İstenmeyen adam ilan edildiğinde kendisine hangi rolü seçti? Beşiktaş'ın Şenol Güneş ile kazandığı ilk şampiyonlukta Quaresma aslında kanat rotasyonu oyuncusuydu. Muazzam bir oyun planı, kusursuz işleyen pas oyunu ve topu kaleye sokmayı bilen bir çok iyi bir de gelişmekte olan iyi forveti vardı. Beşiktaş maçlarının çok büyük bir bölümünü üçüncü bölgede oynadığı ve rakip savunmayı yüksek yüzdeli pas futboluyla bitkin hale getirdiği için tıkanan yerlerde Quaresma oyuna dahil olup ek bir kilit açma rolüne bürünüyordu. Oyun liderleri Sosa ve Gomez olduğu için herhangi bir liderlik de beklenmiyordu. Sosa ve Gomez'in gidişi yerlerine Talisca ve Abubakar'ın gelişi Beşiktaş'ı başka bir oyun anlayışına itti. Elinde çok iyi bir forvet ve gelişmekte olan bir forvet varken, o sene iki iyi forvet ile oynadı. Arkalarında Talisca ise Sosa'dan çok farklı oyun anlayışı olan bir hücumcuydu. Bu sistemde ise ortadan dikine hızlı paslarla rakip kaleye giden Beşiktaş artık kanattan kaleye yönelmek zorunda kaldı. Babel'in de transferi ile de güçlü bir hücum hattı oldu. Şöyle düşünelim, sağdan orta yapan adam Quaresma, crossing 20, ön direğe hareketlenen Cenk, soldan içeri giren Babel ve geriden gelen, izlediğim bir çok forvetten daha iyi kafa vuruşu yapan, Talisca... Hemen hemen her savunma için kabus gibi bir sahne. Bu sistem de işe yaradı ve Quaresma katkı sağlamaya devam etti.

Ne olduysa bu sistem bozulduktan sonra oldu. Gidenlerin yerine kafa golü az olan ceza alanı içinde plase golcüsü olan Negredo, hava hakimiyeti hiç olmayan, poacher rolü oyuncusu Love ve aslen bir hockey oyuncusu olan Larin getirildi. Tabii bu transferlerde asıl amaç komisyon yemekti ama o başka bir yazının konusu olsun. Hücum hattı hava hakemiyetini kaybetti ama son dönemde ezberi olan orta-kafa-gol oyununu bırakamadı. Her sene sil baştan takım ve sistem kurmak zorunda bırakılan Şenol Hoca'da yavaş yavaş enerjisini kaybetmeye başladı ve çözüm üretmekle uğraşmadı. Takım aldığı her topu Quaresma'ya şişirmeye başladı, Quaresma takım içi liderliği tamamen ele geçirdi ve yakasını bırakmayan mental problemleri doruklara çıktı. İstemediği oyunculara mobbing yapmaya başladı. Tek kanattan hücum eden Beşiktaş artık kolay durdurulabilinir bir takım haline geldi. Eski hızı da kalmayınca kaptırdığı her top sonrası tehlike arz eden ve taraftarların görmek istemediği bir oyuncuya dönüştü.

En son oynanan Antalya maçında Quaresma'nın olmaması ve Adem önderliğindeki iyi orta saha kurgusu Beşiktaşlıları acaba 3 sene önceye dönüş mü geliyor sorularına itti. Şu anda kendini takımın lideri hisseden Quaresma, Adem'in liderliğini kabul eder mi? Pas almamaya başlayınca rakibe çift dalıp kendini oyundan attırır mı? Bunlar hep soru işareti. Fakat pas oyununa dönmeye çalışan Beşiktaş'a ciddi anlamda zarar vereceği aşikar. Ya Portekiz milli takımındaki rolü olan kanat rotasyonunu kabul edecek ve sıkışan maçlarda yorulmuş savunmalara karşı oyuna girip en iyi bildiği işi yapmayı kabul edecek ki bu karakterde bir oyuncu bunu kabul etmeyecektir ya da kulüp ciddi bir karar verip yolları ayırmayı seçecek.

Birazdan Beşiktaş-Bursa maçı için evden çıkacağım ve temennim Quaresma'yı sahada görmemek. Umarım kanat rotasyonu rolünü kabullenir ve kendisine tüm emekleri için saygı-sevgi çerçevesinde veda edebiliriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder