
Anlatacağım hikaye Hırvatistan'ın Zadar şehrinde doğan bir çocuğun başarı hikayesi.. 90lı yılların çok başı, Yugoslavya dağılmış Sırplar her tarafta katliam yapmakta.. Bahsedeceğim çocuk henüz 5-6 yaşlarında, yürümeye başladığı gibi topa vurmaya başlamış ve çok yetenekli olduğu anlatılanlara göre yürüyüşünden bile belli..

Çocuk çok yetenekli ama şanssızlığı savaşın göbeğinde doğmuş olması. Ailesi ile beraber doğduğu evden taşınmak zorunda kalıyor ve Zadar'da Hotel Iz'e yerleşiyorlar. Otel çalışanları sessiz, içine kapanık bir çocuk olduğunu söylüyorlar. O yaşlarda savaş ve ölümle tanışan bir çocuk için çok da şaşırılacak bir durum olmasa gerek. Savaşın tüm psikolojik yıkımından ve travmasından kaçabildiği tek yer futbol oynamak ve yine otel çalışanlarının söylediğine göre Sırpların bombardımanı bu çocuğun verdiği kadar hasar vermiyor otel camlarına..

Savaş son buluyor ve hikayenin kahramanı çocuk tahmin edileceği üzere futbolcu oluyor ve Hırvatistan'ın en büyük takımlarından Dinamo Zagreb'e tranfer oluyor. Çocuk o kadar yetenekli ki oynadığı her maç orta sahayı domine ediyor ve artık milli takım seviyesine geliyor. Bir rivayete göre 2007 yazında Beşiktaş'a öneriliyor. Beşiktaş'ın transferlerinden sorumlu zat Sinan Engin.. Schildenfeld falan alınmış, Hırvatlarla bir haşır neşirlik var o dönem. Denilene göre Sinan Engin bizde Delgado var gerek yok diyor. O çocuk 2008 Avrupa Şampiyonasında öyle bir futbol oynuyor ki izleyenlerin ağzı açık kalıyor ve herkesi mest ediyor. Gerçi FM oynayanlar için çocuğun performansı süpriz değil ama ilk büyük çıkışını o şampiyonada yapıyor.

Yanlış hatırlamıyorsam Ali Ece'nin tanışma hikayesi var bu çocukla o şampiyonada. Tanıştıran arkadaşı çocuğun parmağını geriye doğru büküyor ve bak diyor bu çocuğun parmağını kırsan bana mısın demez gıkı çıkmaz, oynamaya devam eder. İşte savaş alanlarında büyüyen bu çocuğu bugünlere getiren karakter bu aslında. Pes etmemek!

Çocuk önce Tottenham'a transfer oluyor. Oyunu Premier League'de iyice gelişiyor ve artık yıldız olup 2012de Real Madrid'e gidiyor. Sonrasında ise almadık kupa bırakmıyor. Geçtiğimiz yaz Rusya'da yapılan Dünya Kupası'na da damga vuruyor ve Hırvatistan'a final oynatıyor. Messi ve Cristiano'nun olduğu bir futbol ortamında Ballon D'or'u kazanıyor. İşte savaşın yıkımından kurtulup 2018i cenette geçiren o çocuğun adı Luka.. Luka Modric..

Şu an kariyeri devam eden futbolcular içindeki en iyi orta saha.. Onun oynadığı döneme denk gelmek ise bizler için güzel bir ayrıcalık olarak hafızalarımızda kalacak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder