Kombineler ile ilgili şikayetlerimi daha önceki yazımda belirtmiştim. Yönetimin açıklaması geçen sene yapmadığımız zamı bu seneki zama ekledik şeklinde idi. En azından benim bildiğim bu... Umarım bu açıklamayı yaparken %30 gibi bir artış yaptıklarının farkındadırlar çünkü bana oldukça mantıksız geldi.
Yazıda belirttiğim bir şey vardı. Ya boyun eğip kombinemizi alacaktık ya da protesto edip fiyatların "halkın takımı" tanımına uygun fiyatlara çekilmesini bekleyecektik. Gönül el vermedi, duygusal bir anımda birkaç tribün görüntüsü ve biraz da Asi Ruh izlemem yetti. İş çıkışı stadın yolunu tuttum ve kombine almaya gittim.
Aklımda catering salonundan satış yapılıyor diye kalmış. Oraya girdim ve beni apar topar dışarı çıkardılar. Tabiri caizse kovdular. Ardından tarif ettikleri yere yani eski Kartal Yuvası'na gittim. Orada da ukala ve umursamaz bir tavırla karşılaştım. Burada anlatmak istediğim, ben müşteriyim ve haklıyım bana böyle davranamazsınız tarzı antipatik bir yaklaşım değil. Sonuçta o saatte orada sıkılmış olabilir çalışanlar, anlayışla karşılıyorum. Hepimiz bazen iş saatleri içinde bunalmış olabiliyoruz.
Neyse, beş taksitle kombine almak istediğimi söyledim. Yönetimin beni kazıkladığını bile bile buraya para verecektim. Fakat o kombineyi almak yine nasip olmadı. Geçen senelerde yapılan her ay taksidin otomatik olarak kredi kartından çekilmesi ve kombine almak için kartında kombine fiyatı kadar bir limit olmasına gerek olmaması idi. Yani 1350 TL ise kartında 1350 TL limit olması gerekmiyordu. Bu sene ise bu da değişmiş. 1800 TL tutarındaki kapalı alt kombinesini alman için kartında o meblağda bir limit olması gerekiyor. Benim kredi kartımın limiti 500 TL ve yükseltmeyide düşünmüyorum. Kullanmayı sevmiyorum ve sadece böyle taksitli alacağım ya da internetten alacağım ürünlerde mecburiyetten kullanıyorum. Özelliklede sorarım taksitle bir şey alacağım zaman, ürünün fiyatı kartımdan bloke edilecek mi diye. Eğer bloke ediliyorsa almam.
Netice itibariyle kombineyi alamadık bu da yetmezmiş gibi gişedeki adamın küçümsercesine gülüşüne maruz kaldık. Beni gariban yerine koydu, hemde evim olarak gördüğüm, mabedim İnönü Stadının içinde. Belki de ben yanlış anladım bilmiyorum ama gerçekten alındım. Bu kimseye yapılmaması gereken bir şey ama benim gibi gece gündüz Beşiktaş'ı düşünen birine asla ve asla yapılmaması gereken bir hareket. O üzüntüyle neredeyse gözlerim dolu bir şekilde eve Eskişehir-Beşiktaş maçına yetişmek için hızlı adımlar ile ilerledim. Arkamı dönüp bakamadım bile çünkü mabedin duvarları bana herhangi bir şirketler grubunun, mesela kazakören şirketler grubunun, yıkıp yerine plazasını dikmeye çalıştığı eski bir yapıt gibi geldi. Yol boyunca aklıma Baba Hakkı, Süleyman Seba geldi... Vedat Okyar'ın üstümde Beşiktaş forması varken yalan mı söyleseydim cümlesi geldi... Söylene söylene eve gitmek zorunda kaldım.
Burada bozulduğum gariban yerine konmak değil. Hepimiz birer garibanız bu hayatta. Benim bozulduğum yıllarca övünerek söylediğim halkın takımını tutuyorum lafını artık söyleyemeyecek olmamdı. Benim kırıldığım Beşiktaş'ın sola yakın kült tribünlerinin kulübe tecavüz edilmesine seyirci kalmasıydı. Halkımızın kaçında 2000 TL üzerinde limiti olan kredi kartı varki... Bu halkın yüzde kaçı hiç düşünmeden cebinden 1800 TL'yi çıkarabiliyorki... Bu halkın yüzde kaçı 1800 TL üzerinde maaş alıyorki... Kimse bana Beşiktaş'ın şu halini gördükten sonra halkın takımı demesin. O eskidendi... Beşiktaş şu anki haliyle sadece Fenerbahçe'nin çok kötü bir taklidi başka bir şey değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder