NEVER UNDERESTIMATE THE HEART OF A CHAMPION

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Beşiktaş Bursa ve Medya

Beşiktaş ile Bursaspor arasındaki gereksiz gerginlikten en çok etkilenen benim heralde. Bu konuda yazı yazmakta hakkım diye düşünüyorum.

Bursaspor küme düşmeden bir sezon öncesi, Beşiktaş'ın yüzüncü yılına tekabül ediyor, Bursaspor yine düşmemeye oynuyor. Tribünlerde hükümet düşer enflasyon düşer Bursaspor babayı düşer seslerinin yükselmeye başladığı yıllar. Hayatımda İnönü Stadına ilk defa o sezon gittim. Beşiktaş-Galatasaray maçıydı. Hani şu Sergen attı şampiyonluk geldi sezonu... Ligin son haftasıda Bursaspor-Gençlerbirliği maçına gitmiştim. Bursaspor 3-1 yenmişti ve İstanbulspor Altay ile 0-0 beraber kalmıştı. Beşiktaş'ın şampiyonluğuna sevindiğim kadar Bursaspor'un ligde kalmasınada sevinmiştim. Fakat Bursaspor o kadar kötü günler geçiriyorduki o sene düşmedi, ertesi senede düşmese bir iki sezon içinde düşecekti zaten ya da orta sıra takımı olacaktı en fazla. Bazen değişim için bazı kötü tecrübeleri yaşamak gerekiyor hayatta. Küme düşen Bursaspor sonra çıkıp lig şampiyonu oldu mesela.

Ertesi sezon Büyük Lucescu önderliğindeki Beşiktaş fırtına gibi başlamış ve ligin ilk yarısını 13 galibiyet 4 beraberlikle en yakın rakibinin 11 puan önünde kapatmıştı. İkinci yarı başlarken Demirören görevinden istifa edecek ve yanındaki Sinan'ı da alıp gidecekti. İki üç sezon önceydi sanırım, Sinan'ı da al git dediğimiz zaman bizlere kulak asmamıştı. Bu istifanın ardından takım tamamen sabote edilmiş oyuncuların kafaları karıştırılmış ve Beşiktaş ligin ikinci yarısında 8 mağlubiyet 4 beraberlik 5 galibiyet almıştı. Hatta Beşiktaş ligin son 6 maçında sadece 2 puan alacak ve son 4 maçını kaybedecekti.

Detaylı yazmaya gerek yok. Yok efendim Sinan'ın telefon konuşmalarıymış, Sergen'in koştuğu için Sinan Kaloğlu'na bağırmasıymış... Bunlar benim için tamamen zırvalamaktır. İddiası kalmayan bir takım can havliyle oynayan bir takıma kaybedebilir. Motive olmakta zorlanır maalesef. Sezon bitsin artık havasındadır. O yüzden Beşiktaş son 4 maçında hiçbir varlık gösterememiş ve hepsini kaybetmiştir. Beşiktaş 11 puan önde olduğu ligi 3. sırada bitirmiştir. Bursaspor'un küme düşmesi kümede kalması zerre aklından geçmemiştir. Eğer sen Sinan Engin'in konuşmalarını!!! baz alıyorsan Sinan Engin'e düşman olursun. Başarısızlığının faturasını koskoca bir camiaya çıkartmazsın.

Bu olaydaki tüm suç o zamanki yönetimin ve yerel medyanındır. Taraftarın günahı çok azdır. Sınavda başarısız oluruz hoca bana taktı deriz. İşler iyi gitmez yönetici beni sevmiyor deriz. Maç kazanamayız hakem eyyamcı olur. Küme düşeriz bizi düşürdüler deriz. Asla bir yerlerde yanlış yaptığımızı kabul etmeyiz. Bu sadece bizim millete özgü bir davranış mı bilmiyorum. Bursaspor'un küme düşmesinin üzerine basiretsiz yönetim ve tiraj amacı güden medya Beşiktaş'ı resmen hedef göstermiştir.

Bugün yaşanan olaylar ise medyanın şişirmesidir. Yine bizim insanımız, gerginliği çok sever. Kavga çıkınca çekirdek alıp izleyen bizlerizdir. Gerilim ve gerginlikten zevk alırız. Bunu iyi bilen medyada haber bulmak için taraftarları galeyana getirir. Sürekli olarak hiçbir alakası ve suçu olmamasına rağmen Beşiktaş'ın Bursaspor'u küme düşürmesini ve iki şehirde çıkan olayları malzeme olarak kullanır. Olayların bitmesini istemez ama bir yandanda bütün taraftarlara siz eşkiyasınız siz canisiniz yaftasını çekinmeden yapıştırır. Her maç öncesi bu haberleri dolaptan çıkarıp ısıtıp sofraya getiren yine bu medyadır.

Eminim şimdiden başlamışlardır haber yapmaya, bakalım seneye neler olacak yazılarını yazmaya. Futbolun marka değeri mi? Sporda şiddet yasası mı? Bırakın Allah aşkına bu işleri, bu kafa yapısıyla gittiğiniz sürece, istediğiniz gibi size daha çok haber çıkar. Bunada en çok ben üzülürüm, doğup büyüdüğü şehir Bursa olan ve hayata siyah beyaz bakmayı seven biri olarak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder