NEVER UNDERESTIMATE THE HEART OF A CHAMPION

15 Mart 2011 Salı

Nihat'ın Sabrı

Nihat ile ilgili düşüncelerim hiçbir zaman değişmedi. Oynadığı, oynayamadığı veya oynamadığı sürece de değişmeyecek.

Benim gözümde Nihat, çocukken izlediğim ilk genç yıldız adayıydı. Farklıydı; driplingi, her mesafeden çıkardığı inanılmaz şutları, sürati ve golcülüğü... Şu anki çocuklar için Arda neyse benim çocukluğumda da Nihat oydu. Belki o günler İspanya'ya gitmesine üzülmüştüm. Fakat kariyeri açısından ne kadar doğru bir hamle yaptığını şu anda anlayabiliyorum. Real Sociedad'ta fırtına gibiydi. Şampiyonluğa oynadıkları sene biraz daha şanslı olsa gol kralıda olacaktı. O sene La Liga'nın en değerli yabancı oyuncusu seçildi. O ödülü orjinal Ronaldo, Riquelme, Ronaldinho, Messi gibi adamlar aldı daha sonraları. Sociedad'taki başarılı günlerinin ardından Villareal'in yolunu tuttu.

El Madrigal'de ilk sezonu ciddi sakatlıklarla uğraşmakla geçti. İkinci sezonunda bu seferde Villareal ile şampiyonluğu kaçırırken ikinci kez gol kralı olma şansınıda kaçırdı. Ardından Euro 08'de ulusal takımı yarı finale sırtlayan adamlardan biri oldu. Şampiyonanın en güzel golünü Çek Cumhuriyeti'ne karşı attı. Hırvatistan maçının sonlarında yorgun kasları tempoyu kaldıramadı ve iflas etti. Bugünlerde bile devam eden sakatlığının izleri o günlere ait. Mr. Skat kondisyonerliğindeki o ulusal takımın oyuncularına bakın çoğu hala sakatlanıp duruyor.

Ertesi sezon Villareal'de neredeyse boş bir sezon geçirdi ve gol bile atamadan yuvası Beşiktaş'a getirildi. İkinci Beşiktaş seferi neredeyse facia şeklinde devam ediyor Nihat'ın. Eleştirilmediği yanı kalmadı, hatta bir kesim futbol katili tarafından alay konusu oldu. Yazının asıl amacıda bu zaten. Kendi taraftarı tarafından bile yuhalanan Nihat'ın sabrı...

Öncelikle Nihat transferinden bahsedeyim. Nihat'ın bilinen özellikleri, ikinci forvet olarak oynaması, indirilen toplara sezgisi sayesinde çok çabuk ulaşıp kaleci ile karşı karşıya kalabilmesi, aralara yaptığı hızlı koşularla kolay pozisyona girebilmesi ve kısa bir driplingin ardından çok çabuk ve beklenmedik sert şutlar çıkarabilmesi. Nihat'ın estiği ve sürekli gol attığı dönemlerde hep yanında pivot forvet ya da pivot olmasa bile ikinci bir forvet vardı. Yani Nihat'ı transfer ediyorsanız ya oyun sisteminiz buna uygundur ya da Nihat'a göre yeni bir sistem bulursunuz. Tek forvet oynayıp hadi Beşiktaş'ın çocuğusun sen sana şans veriyoruz çık ilerde tek başına gol at demek ya Nihat'ın stilini bilmemektir ya da mantıksızlıktır. Bunu da ancak bunak Denizli yapar. Özelliklede sorumluluk almıyor eleştirilerine anlam veremiyorum. Nihat kariyeri boyunca ne zaman sorumluluk alan bir oyuncu oldu. Nihat'ın özelliği sorumluluk almak mı? Sorumluluk alacak bir oyuncu istiyorsan Guti'yi transfer edersin, Nihat'ı değil. Peki Nihat neden transfer edildi? Forma giydirdiği adamı, Mehmet Topuz olur kendileri, transfer edemeyen başkanın bu fiyaskoyu unutturmak için bir çözüm yoluydu. Ne kadar kolay değil mi, bizim evladımız diye birini ateşe atmak. Bu harcanan kaçıncı Beşiktaş çocuğu? Ben saymaktan bıktım açıkçası...

Bu kadar ağır ve acımasız eleştirinin ardından ve hatta bazı kesimler tarafından (Gutispor ve Quaresmaspor taraftarları...) anlam veremediğim bir şekilde yuhalanmasının ardından Nihat nasıl yıkılmadan durabiliyor.

Sociedad'a ilk transfer olduğu sezon antrenman sonu hocası Toschak Nihat'ın kalmasını ister. Duvara tebeşirle bir daire çizer ve Nihat'tan dairenin içine şut atmasını ister. İki saat boyunca Nihat yalnız başına duvara şut atmıştır. Ardından Toschak gelir ve şimdi gidebilirsin der. Nihat hiçbir şeye itiraz etmeden ve hiçbir soru sormadan görevini yapmış bir futbolcu mutluluğu ile sahadan ayrılır. Aradan yıllar geçer ve Toschak ile bir yerde karşılaşır. O gün, antrenman sonu o çalışmayı neden yaptırdığını sorar. Toschak ise "senin yeteneklerinden en ufak şüphem yoktu fakat senin sabrını test etmem gerekiyordu. Sende beni mahçup etmedin" der. İşte yıllar önce yaşanan bu olay aslında Nihat'ın sporcu profili hakkında bilmemiz gerekendir.

Şimdi yanında Almeida ile eski günlerine dönebilir mi, eski performansını yakalar mı bilemem. Umarım tekrar başarabilir. Fakat 20li yaşlarında yaşadığı ağır sakatlıklardan dönüş ile 30lu yaşlarında yaşadığı ağır sakatlıklardan dönüşün ne süresi aynıdır ne de alınan verim.

2 yorum:

  1. http://www.ligtv.com.tr/VideoHaber/?r=1&hid=89001

    Dodocum,

    Ben de senin gibi bu arkadaşı cok destekleyen,yuhladıklarında çok kızanların başında geliyorum.(Gerçi üzerinde siyah-beyaz forma olan hiç bir futbolcu yuhlanmamalı fikrimdeyim) Fakat bizim beklentimiz her zaman performansı yuksek olsundan ziyade Beşiktaş'ın efsanesi olarak o payeye yakışır hareket etsin, taraftarın ona biçtiği özel değeri anlayabilsin ve kendisinden sonra gelen genclere örnek olsun şeklindeydi. Yukarıdaki videoda ve daha önceki bazı davranışlarında (saha içinde etrafını azarlamalar, bu takımın patronu benim tarzı davranışlar vs) ben maalesef Besiktas’in degil, Fatih Terim’in cocugunu goruyorum. Bilmiyorum sen ne dersin? Biz mi onu harcıyoruz, yoksa o mu kendini tam karar veremiyorum

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Bu videonun üstüne söyleyecek bir şey yok abi,Nihat'a yakışmıyor bu hareketler..

    YanıtlaSil