NEVER UNDERESTIMATE THE HEART OF A CHAMPION
6 Kasım 2016 Pazar
Kopan Bağın Ardından...
Söze başlayacak yer bulamıyorum, hayatım boyunca hemen her yaş kategorisinde gerek okul takımlarında gerek kulüp takımlarında bu oyunu oynadım. Spor hayatım boyunca iki aydan uzun süren sakatlığım olmamıştı hiç. İlk kez diz sakatlığı yaşadım ve MR sonuçları çıkana kadar çok ciddiye aldığım bir sakatlık değildi. Açıkçası iki-üç hafta sonra tekrar oynarım diye düşünüyordum.
Doktorun aradığı o anı hayatım boyunca unutamayacağım; "MR sonucu çıktı, sol diz ön çapraz bağın kopmuş. Ameliyat şart, en az 6 ay futbol yok..." Bu cümleleri kurduğu kısacık zaman diliminde sanıyorum ki sakatlandığım pozisyonu kafamda defalarca kez canlandırdım. Belki top arkama değil önüme atılsaydı, belki sahanın zemini düzgün olsaydı, belki tam istediğim kiloya inebilseydim ya da belki hayatım boyunca hiç yapmadığım bir şey olan yorulduğumu hissedip kenara değişiklik talebinde bulunabilseydim... İşte hayat belkilere yer olmayacak kadar gerçekçi ve acımasız bir şey.
Takımın son maçını kenarda izledim. Sahada olamamak, top oynayamamak o kadar acı bir his ki her geçen saniye birileri kalbinize hançer saplıyor gibi hissediyorsunuz. Şimdi önümde iki seçenek var; ya ameliyat olup iyi bir fizik tedavi süreci ile tavsiye edilen sürede, kendimi en rahat ifade edebildiğim yere daha güçlü geri döneceğim ya da ameliyatsız belki de artık yürüyüş-hafif tempo koşu dışında bir sportif aktivite yapmadan hayatıma devam edeceğim. Hangisini seçeceğimi gayet iyi biliyorum. Düşmek önemli değil, önemli olan kalkıp devam edebilmek.. 8 ay sonra sahalarda görüşmek üzere... Sağlıcakla kalın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder