NEVER UNDERESTIMATE THE HEART OF A CHAMPION

12 Haziran 2011 Pazar

Bu Ülkede Siyaset

Seçimleri çok seviyorum. Oy kullanmak, ardından evde heyecanla dağılımları izlemek, tabii çay püskevit eşliğinde, inanılmaz keyifli. 2011 Seçimlerinde ise yine değişen bir şey yok. Ak Parti büyük çoğunlukla üçüncü kez iktidar oldu. Şaşırdım mı? Hayır...

Bu fark çalınan oylar ya da kömür yardımı ile açıklanamaz değil mi?

Garip geliyor değil mi? Etrafında kime sorsan CHP'ye oy veriyor. Twitter ya da Facebook'a bakıyorsun, bütün sosyal ağlarda AKP karşıtı yazılar veya videolar var ama seçim olduğunda her iki kişiden biri AKP'ye oy atıyor. Demek ki twitter veya facebook Türkiye'yi yansıtmıyor. Bir başka değişle bu ülkenin gerçeği sizin küçük dünyanız değil. Siz hiç bu halkın %50'si ne yapıyor merak ettiniz mi? Sizin görmedikleriniz, görmek istemedikleriniz bu halkın %50'sini oluşturuyor. Siz tatilinizi kesip sandığa bile gitmezken bu insanlar seslerini duyurabileceği o günü bekliyor. Siz hala Türk insanının %60'ı aptal işte seçim sonuçları ortada mı diyorsunuz?

Ben nereden mi biliyorum? Kasımpaşa'da çalışıyorum ve Dolapdere'nin bir kenar mahallesinin amatör takımında futbol oynuyorum. Buralardaki birçok insan AKP'ye oy veriyor. Sebepleri basit, sorduğun zaman AKP çalışıyor diyor. Onlar Başbakan'ın sert mizacından, içeri alınan gazetecilerden ya da AKP'nin defolarından haberdar değil veya onlar için önemli değil. Sizin beğenmediğiniz veya görmek bile istemediğiniz yerlerde yaşayan insanları AKP adam yerine koyabiliyor. Sizler için ise onlar sadece kömüre oy atan cahiller.

Bir düşünün, yıllarca baş örtüsü takanları hakir görmediniz mi? Ermenilere hakaret, Kürtlere lanet yağdırmadınız mı? Hepsini cahil diye aşağılamadınız mı? Halbuki Barcelona'yı Katalan takımı diye seversiniz değil mi? İşte bu zihniyet değişmediği sürece ve merkez sağ kalmadığı sürece bu ülkenin %50'si AKP oyunu atmaya devam edecek. Yani sizin görmek istemediğiniz insanlar. Banliyö, Ghetto veya taşra ne derseniz işte...

Peki ne yapmalı? CHP'deki değişim süreci oldukça etkili. Bu parti %19'lardan %26'lara geldi bu değişimle. Kemal Kılıçdaroğlu aynı duruşu sergilerse bu daha da artacaktır. Partide temizlik yapıldı ve sevimsiz dinazorlar listelere alınmadı. Daha fazla temizlik yapılmalı. Halkla daha barışık olmalı bu parti, çünkü bizim insanımız kendi içinden çıkana, halkçı olana oy verir. Ecevit bunu başarmıştı. Kılıçdaroğlu'da başarabilir.

Benim rengim her zaman bellidir. Her zamanda kendime dürüstlüğü, mütevaziliği ve halkçılığı ile iki kişiyi örnek almışımdır. Bunlardan siyasetçi olanı Bülent Ecevit, spor adamı olanı Süleyman Seba'dır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder